Songo, 1960'ların sonunda Küba'da doğan ve geleneksel Afro-Cuban perküsyon kalıplarını modern set davulculuğuyla birleştiren bir ritim yapısıdır. Bu stil, hi-hat ve ride cymbal üzerinde clave ile uyumlu senkopeli kalıplar, bas davulda ise güçlü ve düzensiz aksanlar içerir; sonuç, geleneksel rock/funk gruplarından belirgin biçimde farklı bir groove dokusu sunar.
Mambo ise daha önceki bir Afro-Cuban dans müziği geleneğinden gelir ve genellikle daha net, dörtlük tabanlı bir nabza sahiptir; ancak yine clave referansıyla şekillenir. Set davulcuları, mambo kalıplarını genellikle timbal ve conga perküsyon partilerinden esinlenerek sete uyarlar.
Bu ritimleri çalışmak, önce Afro-Cuban perküsyon geleneğinin kökenindeki enstrümanları (conga, timbal, güiro gibi) dinleyerek başlamalıdır; çünkü set üzerindeki uyarlamalar bu geleneksel partilerin birleştirilmiş bir yorumudur. Set davulcusu, aslında birden fazla perküsyon partisini tek başına, dört uzuvla senkronize etmeye çalışır.
Songo ve mambo gibi kalıpları öğrenmek, davulcunun ritmik kelime dağarcığını genişletirken, aynı zamanda clave kavramının pratikte nasıl işlediğine dair somut bir anlayış da kazandırır. Bu stiller, özellikle Latin caz ve dünya müziği projelerinde çalışan davulcular için vazgeçilmez bir teknik temel oluşturur.